marmaris yeni sayfa
21-11-2019
Gülay KARAOĞLU

Gülay KARAOĞLU

CAM KIRIKLARI

Karmaşık düşünce ve duygularda boğulurken dostluklarla güzel ilişkilerde bulunmak istersiniz. Ayırım

yapmazsınız dişil veya eril...Ama sizin bu özgür düşünceleriniz toplum dışıdır. Çünkü bu toplumda bir

dişil bir erille yanyana gelirse muhakkak başka şeyler düşünmeli, dostluklar beraberliğe kaymalıdır.

Kadın özgürdür. İçindeki sevgi tutsağında söz verdiği duygularda uzakta var olanı beklemektedir.

Sessizce sevdiğini beklerken ne zamanı, ne günü, nede yaşamın kaybettirdiklerini düşünmektedir. O

sadece dostca duygularda, elinden geleni toplum için yapmaya, insanları tanımaya, yazmaya ve

gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Bunun içinde kimi zaman tekmelendiği, kimi zaman

dövüldüğü, kimi zaman " sen ne bilirsin ki" diye horlandığı ortamlardan geçerken, uzaklaşırken her şeye

rağmen insanlara eril veya dişil olarak değil tek bir pencereden "İNSAN" olarak bakabilmeyi seçmiştir.

Hatalar, evet insanın benliğinde var olandır. Hata yapmadan doğruların bulunamayacağı ortamlarda

yaşarken dersini belki almış, belkide almamıştır......

Bu yüzdende yapacaklarından, dostluklarından, arkadaşlıklarından, inançlarından, inandıklarından,

görerek ve araştırarark öğrenmeden asla vaz geçmeyecektir. O HAYATIN CAM TUTKULARINA

korkmadan dokunmuş, kırılan cam kırıklarına basarak, bazen kanayarak gerçek tevekkül yolunu

bulmuştur. Bu yolda inandıklarını, sevdiklerini kaybetmiş yinede son kalan ona inananlarla beraber daha

büyük AYNALARDA yolunu bulmaya, egolarına bir yön vermeye çalışmış, İNSAN'ın CAM TUTKULAR

içinde yolunu izlemiş ve her kırık CAM'dan bir hikaye çıkarmıştır. Ve yaptıklarına inanan bir İNSAN

olarak Der ki;

Zayıflıklarımız KIRIK CAMLAR'da kaybolurken gücümüz düşlerimizle beraber inandığımız yollarda

dostça, arkadaşça paylaşımlarda, ne dişil, nede eril olarak değil, sadece ve sadece "İNSAN" olarak

karşılığını bulmalı, daha yüce GÖNÜL AYNALARINDA yerini almalıdır.....

Bu makale 661 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI