marmaris yeni sayfa
20-01-2020
Gülay KARAOĞLU

Gülay KARAOĞLU

KENDİMİZE SAYGIYI İSTERKEN ERKEĞE SAYGIYI ÖĞRETEBİLMEK ADINA

Geçmişle gelecek arasındaki bağlarımız, tarihimiz, doğamız,

yaşadıklarımız ve ailemizdir. Geçmiş bizde hoş duygular uyandırırken var olan

manevi duygularımızıda güçlendirir.

İnsanoğlu gelişen toplumların içinde topluma uyum sağlamaya çalışmış, dışlanmamaya

ve toplumla iç içe olmaya özen göstermiştir. Bildiğimiz gibi aile bir toplumu ayakta tutan en

büyük etkendir. Aile bireyleri arasındaki ilişkilerin güçlü olması, güçlü aile bağları

toplumun gelişimi, bilim ve teknolojide çağdaş devletler seviyesine yükselmede ülke için bir

avantaj oluşturmaktadır.

Sınırların daha yakınlaştığı, akıllı bilgi sistemleri içinde bilgilerin daha hızlı yayıldığı

sosyal medya ortamlarında bireylerin gelişmesi daha kolaydır. Lakin bireysel gelişmelerde

aile, okul, arkadaş, öğretmen, medya kişiyi bölgesel farklılıklara göre besler.

Toplumumuzda çağdaş gelişimde kadın yapısı nedeniyle öncelikli olarak payını almıştır.

Bunun sonucunda kendini bilen, evde çocuğuna bakan, dışarıda para kazanan , yeri

geldiğinde kendi ekmeğini kazanan özgür kadınlar grubu oluşmuştur. Toplum ilerlerken

Özgür Kadınlar biraz daha toplumun ilerisine geçmiş, Türkiye Aile Alt yapısı içinde yer alan

toplum kuralları dışına çıkmıştır. Hatta dini kurallarıda aşarak öz güveni yerinde kadınlar

toplumu şekillendirmeye çalışmıştır.

Çocuğu yetiştiren kadındır. Erkeği ve kızı yetiştiren kadındır. O kadın kimi zaman

özgürlük Türküleri içinde kızını ve oğlunu yetiştirirken fark etmeden ailenin kültürel yapısı

içinde kız ve erkek cinsiyet ayırımınıda yapmıştır.

Ayrımcılık bazen aile büyüklerinin etkisiyle, kimi zaman babanın baskısıyla gelişmiştir.

Kıza kız olduğu, erkek çocuğada ataerkil erkek dünyasında eğemen olacağı öğretilmiştir. "

Erkeklik Gururu"..........

Ve Özgür kadınlar ileriye dönük gelişimin içinde yürürken, geride bıraktıkları

hemcinsleri, eşleri onları anlamaya fırsat bulamamıştır. Erkek yapar, erkeğe bağrılmaz,

erkeğin her türlü yobazlığı, saygısızlığı, erkekliği hak görülürken, kadının da kazanmaya

başlamasıyla özgürlüğüne kavuşması, başını kaldırması ve erkeği uyarması erkeğin zoruna

gitmeye başlamıştır. Yükselen ses tonları, karşılıklı kışkırtmalar geçişini ve öngörüsünü

geliştirmemiş erkek bireyi üzerinde egoizme dönmüş, ve sonucunda erkeklik egosunu

ölümüne kurtarmayı seçmiştir.

Karşılıklı konuşmayı, paylaşmayı bilmeyen toplumlardaki egoizmler, erkeği yetiştiren

kadının yine toplumsal baskılardan kaynaklı "ERKEK ADAM" teorisi, toplumu iflas edecek

noktaya getirmiştir.

Evet Geçmişte kadınlar öldürülmüyordu. Erkeklerde ezildiklerini hissetmiyorlardı.

Çünkü kadın başı önünde susuyor, evinin kadınlığını yapıyor, namaz kılıyor, erkek

çocuklarını toplumun kuralına göre yetiştiriyordu.

Ya şimdi Devr_ i alemde devir değişti. Kadında çalışmaya başladı, o erkek kabalaştıkça

kabalaştı. Kendi yerini kadının aldığını bilerek saldırganlaştı.....

Ya Kadın ne yaptı, özgürleştikçe bağırdı, Özgür olmayı, ezilmemeyi, kendine söylenen

en küçük itirazda bile "hayır" demeyi seçti.

Ekonomik ve sosyal zorluklar bunu destekledi. Kadın kendi bireyliğini özgür alanında

korumak istedi. Bunu yaparken hatası, karşısındaki erkeğin eğoizmin içinde yetiştiğini

bilerek davranması gerekirken, daha anlayışlı, yumuşak gidebileceği yerken "Erkek gibi

Erkeğe !!!!!!!! sesini yükseltti. Adam erkekliğinin onurunu korumak için elinde hangi silah

varsa ona sarıldı.

Hatalarımız doğruları bulduğumuzda azalacaktır. Kadınlarımız ölmesin diye tepinirken,

erkek çocuklarının yetiştirilmesindeki eksikliklerinmize dönüp bir bakalım. Kişisel egoların

tavan yaptığı, kimsenin kimse ile anlaşamadığı dünyamızda çocuklarımızı yetiştirirken

birlikteliklerimizde, ayrılıklarımızda, evliliklerimizde çocuklarımıza yük olacak

davranışlardan kaçınıp, kavgayla beslenen laflarda değil, güzelliklerde buluşmaya çalışalım.

Yetiştirdiklerimiz içinde "ERKEK EGOSUNU" nasıl paylaşım ve anlaşmaya

dönüştürebiliriz, yaşanılanlar sonrası vazgeçebileceklerimizden nasıl vazgeçebiliriz bunları

hep birlikte öğrenelim. Dünyaya Kötülüğün, karanlığın tohumları yerine, "KADINLARIMIZ

ÖLDÜRÜLMESİN", "ERKEK ÇOCUKLARIMIZA CİNSİYET AYRIMCILIĞI YERİNE EŞİT

İNSAN EŞİT HAKLAR " eğitim bilincini aşılayalım.

EY KADINLAR, hadi kendinize gelin bu dünyada hep birlikte kadına saygı duyan erkek

ordusu yetiştirelim. Babalar yanımızda mısınız.?

Farklı noktalarda olsalar bile, sevmeler kadar ayrılıklarında olacağı bilinciyle erkeğin

kadına kadının erkeğe saygı duyduğu ortamlarda buluşmak dileğiyle.

Bu makale 492 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI